Çocuklarınız Sizden Daha İyi Olsun

Kur’an-ı Kerim’in sedası her zaman iman ehline haz verir. Sahabe döneminde de böyle olmuştu, sonraki zamanlarda da... Bu seda, birilerine haz verirken diğerlerini de rahatsız edebilir. O da normaldir. Buna kızmamak lazım...

Çocuklarınız Sizden Daha İyi Olsun
Çocuklarınız Sizden Daha İyi Olsun admin
Reklam

Türkiye’de yaşı seksene yakın olanlar, Kur’an eğitimi ve onun sesiyle ilgili yürek burkan acı hatıraları nakleder. Sonra zorlu süreçler ve derme çatma eğitim merkezleri göreve başlar. Arkasından lüks ve konforda yarışan ve bu ilahi kitabın talebelerine her türlü güzelliği sunan kurslarımız devreye girer. Sadece dimağlara sabitlemek ve hayata hâkim kılmak için...

Bendeniz de sizi şimdi başka bir kursa götürmek istiyorum. Elimizdeki Mushaf emanetlerini dağıtmak üzere Burkina Faso’da bir köye misafir olacağız bu akşam... Evet, bazı güzellikleri yakinen müşahede etmek için özellikle de akşam... Mısır ve yerel ziraat ürünlerinin olduğu tarlaların arasından akşama doğru köye girdik. Kerpiçten yapılma bir grup evin arasında ulaştık.

 Kalabalık bir grup karşılıyor bizi. Yaklaştıkça burada daha çok insan olduğunu fark ediyoruz. Öbekler halinde yaşlarına ve cinsiyetlerine göre oturmuş, merakla bekleyen Müslümanlar var burada... Hepsine de ayrı ayrı selam veriyoruz. Büyük bir içtenlik ve gülümseme ile selamımızı alıyorlar. Gözlerinin ta derinlerinde ayrı bir tebessüm ve mutluluk alameti var. Köylerine ilk kez yabancı Müslüman kardeşleri gelmiş ve bu akşam talebelerin ellerine Mushaf değecek... Zira yıllardır burada eğitim, sadece birkaç Mushaf’ın etrafında yapılıyor. Buradaki hava, cennetten ayrı bir köşe olmalı...

Duvar dibine hazırlanmış sandalyelere oturduk. Şimdi de bir grup hoca geldi. Kılık kıyafetlerinden normal vatandaş olmadıkları anlaşılıyor. Bize koro halinde ilahiler okudular. Salavatlar, Rasûlullah’a (SAV) methiyeler... Bunlar civar köylerin hocalarıymış... Hem “hoş geldiniz!” demek hem de kendi köylerinin de varlığını hatırlatmak için buradalar. Onların arkasında harlanmayı bekleyen ve yakılmış bir ateş var. Bu ateş yıllardır burada her akşam yakılıyor. Her akşam aynı ateşin etrafında bu öğrenciler Kitabullah’ı talim ederler. Biraz sonra bu akşamki görevine yeniden başlayacak... İnsan, bazen buradaki odunu bile kıskanmak istiyor.

Hoş geldiniz faslından sonra tüm erkekler ön tarafa, kadınlar da bize göre arka tarafa oturdu. Elbette bu kadar sandalye yok. Onlar yerde plastik seccadelerin üzerinde. Elektriğin olmadığı bu köyde akşam namazı öncesi konuşmalar bitecek ve namazın arkasından başka bir güzellik başlayacak. Önce hoş geldiniz konuşmaları var. Sonra konuşma sırası bizde...

Kısa bir konuşma sırası bize gelince onlara “Useyd Bin Hudayr (RA) olayını anlattım. Buraya her gece melekler sizi dinlemeye geliyor” dedim. Onlar daha da mutlu oldu. Sonra da diğer kardeşlerin konuşmaları...

Vakit girdi ve akşam namazımızı kıldık. Sonra dua edilirken öğrenciler bir yanda ağır ağır yanan ateşi harladılar. Üzerine büyük odunlar atıldı. Ateş, İbrahim’e (AS) bir ceza olarak yakılmıştı yıllar önce... Burada şavkından ilahi hitabı okuyup ezberlemek için yakıldı. Öğrenciler LOH adı verilen tahtalara sabahtan okuyacakları sayfaları elleriyle yazmışlar. Bunları alıp sırtlarını ateşe döndüler ve Kur’an okumaya başladılar. İşte tam da burası meleklerin akın ettiği yer olmalı... Kur’an sesinin nasıl bir cazibesi... Gecenin sessizliğinde ayrı bir güzellik ve haz veriyor.

Sırayla Mushaflarımızı dağıtmaya başladık. Önce bir kısmını dağıtıp diğerlerini görevliye bırakacaktık. Ancak her birinin yüzündeki o mutluluğu görmek için işi tamamladık. Birkaç öğrencinin de lohunu hediye olarak aldık.

 Veda vakti geldi. Dönüş için de yolumuz uzun... Kolay bir işaretle öğrenciler sustu. Şimdi veda konuşması... Onlara “Türkiye’den bizlere yol gösteren ve buraları işaret ederek sizlerle buluşmamızı sağlayan büyüklerimizin selamını ve görmedikleri halde kardeşlik duygularıyla onlar için hediyeler gönderen hayırsever kardeşlerimizin sevgilerini” ilettik.

Bize burada verilen en güzel hediye: “ÇOCUKLARINIZ SİZDEN DAHA İYİ OLSUN!” duasıydı. Gecenin karanlığında okunmuş bir kitabın aydınlattığı gönülden fışkıran hikmet olmalı bu... İbrahim (AS) gibi evlatlar için dua etmek... Onlar iyiyse iyilik devam edecek demektir.

Allah’ım hiçbir salih amelimizi ebter kılma! Bizi bekleyen daha çok kardeşimiz var. Bizi onlardan ayırma!

Kaynak: Haşim Akın, Altınoluk Dergisi, 2021-Ocak, Sayı:419

Çocuklarınız Sizden Daha İyi Olsun
Reklam
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Anadolu'nun İslamlaşmasında Etkili Olan Alimler ve Sufiler
Anadolu'nun İslamlaşmasında Etkili Olan Alimler ve Sufiler
Ümmü Varaka Radıyallahu Anha
Ümmü Varaka Radıyallahu Anha