Süleyman Peygamber’in karınca ile konuşması.

Kuran’da geçen Hz. Süleyman (a.s.) ve karınca kıssası neyi anlatıyor? Süleyman Peygamber’in karınca ile konuşması.

Süleyman Peygamber’in karınca ile konuşması.
Süleyman Peygamber’in karınca ile konuşması. admin
Bu içerik 169 kez okundu.
Reklam

Cenâb-ı Hak buyurur:

“Süleymân’ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil orduları toplandı; hepsi bir arada (onun tarafından) düzenli olarak sevk ediliyordu. Nihâyet Karınca Vâdisi’ne geldikleri zaman, bir karınca: «–Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin!» dedi.” (en-Neml, 17-18)

“Hazret-i Süleyman’ın saltanatı, çok büyük bir saltanattır; çiğnenirsiniz! Yuvalarınıza çekilin!” dedi.

Bu sözleri işiten Süleyman Aleyhisselam:

“–Hayır, benim saltanatım geçicidir! Benim dünyevî hayâtım da hududludur. Bir kelime-i tevhîdin getirdiği saâdet ise sonsuzdur!” dedi.

Âyet-i kerîmede buyrulur:

“(Süleyman) onun (karıncanın) sözünden dolayı gülümsedi ve dedi ki: «Ey Rabbim! Beni, gerek bana gerekse ana-babama verdiğin nîmete şükretmeye ve hoşnud olacağın sâlih ameller işlemeye muvaffak kıl! Rahmetinle, beni sâlih kulların arasına kat!»” (en-Neml, 19)

Âyet-i kerîmede buyrulduğu üzere Süleyman Aleyhisselam bütün saltanatına rağmen büyük bir tevâzû ve kulluk şuuru içinde kendisiyle birlikte ana-babası için Hakk’ın rahmetine sığınmıştır.

HZ. SÜLEYMAN’IN (A.S.) ANNESİNİN NASİHATİ

Süleyman Aleyhisselam’ın annesinin bir nasihatini, Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle haber vermişlerdir:

“−Yavrum! Geceleri çok uyuma! Zîrâ geceleri çok uyumak, kıyâmet günü insanı fakir bırakır.” (İbn-i Mâce, İkâmetü’s-Salâh, 174/1332)

Bu bakımdan, âhiretin fakirleri durumuna düşmemek için, dünyânın rahatına ve saltanatına aldanmadan, Hakk’a kulluk yolunda gayret göstermek îcâb eder.

Süleyman Peygamber’in karınca ile konuşması.
Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ezanın İlk Okunduğu Yer
Ezanın İlk Okunduğu Yer
İstanbul’daki sahabe kabirleri nerededir?
İstanbul’daki sahabe kabirleri nerededir?